içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Cuma Namazı

Bismillahirrahmanirrahim

Cuma Namazı

Soru 606: Biz şimdi Hz. Mehdi'nin (Allah zuhurunu yakın eylesin) gaybet döneminde yaşamaktayız. Cuma namazına katılma hususunda görüşünüz nedir? Cuma namazına katılma vazifesi Cuma imamını adil bilmeyenlerin üzerinden kalkar mı?

Cevap: Cuma namazı günümüzde farz-ı tahyiridir. Dolayısıyla Cuma namazına katılmak farz değildir; ancak Cuma namazına katılmanın yarar ve önemine dayanarak sırf Cuma imamının adaletinden şüphe etmek veya buna benzer temelsiz mazeretlerle kendilerini böyle bir namaza katılmanın bereketlerinden mahrum etmek müminlere yakışmaz.

Soru 607: Cuma namazı meselesinde “vacib-i tahyirî”nin anlamı nedir?

Cevap: Anlamı şudur: Mükellef Cuma gününün farizasını yerine getirmekte Cuma namazıyla öğle namazını kılmak arasında muhayyerdir (serbesttir).

Soru 608: Önemsemeyerek Cuma namazına katılmama hususunda görüşünüz nedir?

Cevap: Önemsemeyerek ibadî-siyasî Cuma namazına iştirak etmemek şer'an kınanmıştır.

Soru 609: Bazıları boş mazeretlere istinaden ve bazen de görüş farklılığı yüzünden Cuma namazına katılmıyorlar. Bu hususta görüşünüz nedir?

Cevap: Cuma namazı gerçi vacib-i tahyirî ise de ancak sürekli olarak Cuma namazına katılmamanın şer'î bir yönü yoktur.

Soru 610: Cuma namazı kılınmasına yakın bir zamanda ve Cuma namazının kılındığı yere yakın olan bir yerde cemaatle öğle namazı kılmak caiz midir?

Cevap: Kendiliğinden sakıncası yoktur ve günümüzde Cuma namazı farz-ı tahyirî olduğu için öğle namazını kılmakla farz olan Cuma gününün farizasını yerine getirmiş olur. Ancak Cuma gününde, Cuma namazının kılındığı mekana yakın bir yerde cemaatle öğle namazı kılmak müminlerin saflarında tefrika oluşturduğundan; halkın nazarında Cuma imamına hakaret ve saygısızlık sayıldığından; ayrıca Cuma namazına itina edilmediğini gösterdiğinden, bu işi yapmak mümin bir kimseye yakışmaz. Haram ve fesada yol açtığında da bundan sakınmak farzdır.

Soru 611: Cuma imamının Cuma'yla ikindi namazları arasında öğle namazını kılması caiz midir? Cuma imamından başkası ikindi namazı kılarsa, ikindi namazında ona uymak caiz midir?

Cevap: Cuma namazı öğle namazından kifayet eder (onun yerine geçer); ancak, Cuma namazından sonra ihtiyaten öğle namazının kılınmasının sakıncası yoktur. İkindi namazını cemaatle kılmak isterse, Cuma namazından sonra öğle namazını ihtiyaten kılan kimseye uyması ihtiyatın en mükemmelidir. Elbette Cuma imamının dışında birisinin arkasında da ikindi namazını kılmanın sakıncası yoktur.

Soru 612: Cemaat imamı Cuma namazından sonra öğle namazını kılmazsa, cemaatin ihtiyaten öğle namazını kılması caiz midir?

Cevap: Caizdir.

Soru 613: Cuma imamının -Cuma namazı kıldırmak için- şer'î hâkimden izin alması farz mıdır? Şer'î hâkimden maksat kimdir? Bu hüküm uzak beldelerde de geçerli midir?

Cevap: Cuma namazı imameti kendiliğinden izin almaya bağlı değildir. Ancak Cuma namazı imametine atanmasının hükümlerinin geçerliliği Müslümanların veliyy-i emri tarafından atanmasına bağlıdır ve bu hüküm Müslümanların veliyy-i emrinin hâkim olduğu ve itaat edildiği bütün belde ve şehirleri kapsamına almaktadır.

Soru 614: Müslümanların veliyy-i emri tarafından atanmış Cuma imamının, atandığı yerden başka yerde bir engel ve muhalefet olmadığı takdirde, Cuma namazı kıldırması caiz midir?

Cevap: Bu kendiliğinden caizdir. Ancak bu takdirde Cuma imamlığına atanmaya ait hükümler muhakkak olmaz.

Soru 615: Geçici Cuma imamı, veliyy-i fakih tarafından mı seçilmelidir, yoksa Cuma imamlarının kendilerinin seçme hakları var mıdır?

Cevap: Veliyy-i fakih tarafından atanmış olan Cuma imamı geçici olarak birini kendi yerine seçebilir. Ancak veliyy-i fakih tarafından atanan imamla ilgili hükümler geçici olarak Cuma imamının yerine geçen kimsenin imametinde geçerli değildir.

Soru 616: Veliyy-i fakih tarafından Cuma imamlığına atanan kimseyi adil bilmeyen veya adaletinde şüphe eden bir mükellef, buna rağmen Müslümanların vahdetini korumak için ona uyabilir mi? Cuma namazına katılmayan birisinin, başkalarını Cuma namazına katılmamaya teşvik etmesi caiz midir?

Cevap: Mükellefin, adil bilmediği veya adaletinde şüphe ettiği kimseye uyması caiz olmadığı gibi, onunla kıldığı cemaat namazı da sahih değildir; ancak vahdeti korumak amacıyla görünüşte cemaate iştirak etmesinin sakıncası yoktur. Her durumda başkalarını Cuma namazına gitmemeye teşvik etmeye hakkı yoktur.

Soru 617: İmamının yalan konuştuğu Cuma namazına katılmamanın hükmü nedir?

Cevap: Sırf Cuma imamının dediğinin tersi çıkması, onun yalan konuştuğuna delil olmaz; çünkü yanlış söylemiş, hata veya tevriye [1] yapmış olabilir. Dolayısıyla, sırf Cuma imamının adaletten çıktığını sanmakla kendini Cuma namazının bereketlerinden mahrum etmek yakışmaz.

Soru 618: İmam Humeyni (r.a) veya adil veliyy-i fakih tarafından atanan Cuma imamının adaletini araştırmak cemaate farz mıdır, yoksa adaletinin sabit olmasında Cuma imamı olarak atanması yeterli midir?

Cevap: Cuma imamlığına atanması onun adil olduğuna dair cemaate güven ve kesin bilgi verirse bu, ona uymanın sahih oluşunda yeterlidir.

Soru 619: Camilerdeki cemaat imamlarının güvenilir ulema tarafından tayin edilmesi ve yine Cuma imamlarının Müslümanların veliyy-i emri tarafından tayin edilmeleri, onların adaletine şahadet sayılır mı, yoksa onların adaletlerini araştırmak farz mıdır?

Cevap: Cuma veya cemaat imamlığına atanması onun adaletine dair cemaate güven ve itminan verirse, bu miktarla yetinip namazda ona uyabilir.

Soru 620: Birisi cuma imamının adaletinde şüphe eder veya onun adil olmadığını kesin olarak bilirse, kıldığı namazları yenilemesi gerekir mi?

Cevap: Adaletinde şüphe etmesi veya adil olmadığını anlaması namaz bittikten sonra olursa, kıldığı namaz sahihtir ve yenilemesi farz değildir.

Soru 621: Avrupa ve diğer ülkelerde Müslüman üniversite öğrencileri tarafından düzenlenen ve iştirak edenlerin çoğunluğu ile imamı Ehl-i Sünnet'ten olan Cuma namazına katılmanın hükmü nedir? Bu durumda Cuma namazı kıldıktan sonra öğle namazını kılmak gerekir mi?

Cevap: Müslümanların vahdet ve birliğini korumak için ona katılmanın sakıncası yoktur.

Soru 622: Pakistan'ın şehirlerinin birinde kırk yıldan beridir Cuma namazı kılınıyor ve şimdi başka birisi iki Cuma arasında şer'î mesafeyi gözetmeksizin başka bir Cuma namazı kıldırmaktadır ve bu da Müslümanların arasında ihtilaf çıkmasına sebep oluyor. Şer'an bu amelin hükmü nedir?

Cevap: Müslümanların arasında ihtilaf çıkaracak ve saflarına tefrika düşürecek bir işe sebep olmak caiz değildir. İslâm'ın şiarlarından ve Müslümanların saflarının birliğinin mazharlarından olan Cuma namazı gibi amellerde böyle bir şeye sebep olmak ise, daha kötüdür.

Soru 623: Ravilpendi şehrinin Caferilere ait olan merkez camisinin hatibi, tamirat sebebiyle Cuma namazının orada tatil olacağını ilan etti. Şimdi caminin tamir işleri bitmiş durumda, ama bir sorunla karşılaştık. Dört kilometre ötede başka bir camide Cuma namazı kılınıyor. Aradaki bu mesafeyi göz önünde bulundurarak bu camide Cuma namazı kılmak sahih midir?

Cevap: İki Cuma namazı arasındaki mesafe bir şer'î fersah (5762,8 m.) miktarında olmazsa, sonra kılınan Cuma namazı batıldır. Eğer aynı zamanda başlarlarsa, her ikisi de batıldır.

Soru 624: Cemaatle kılınan Cuma namazını münferit kılmak sahih midir? Şöyle ki, Cuma namazını cemaatle kılanların yanında onu münferit olarak kılmak caiz midir?

Cevap: Cuma namazının sıhhatinin şartlarından biri de cemaatle kılınmasıdır. Dolayısıyla Cuma namazının münferit olarak kılınması sahih değildir.

Soru 625: Namazını seferî olarak kılması gereken bir kimsenin Cuma namazı kılan imamın arkasında durarak namazını cemaatle kılması sahih midir?

Cevap: Seferî olan cemaatin Cuma namazı kılması sahihtir ve bu namaz öğle namazının yerine yeterlidir.

Soru 626: Cuma namazının ikinci hutbesinde Müslümanların imamlarından biri olarak Hz. Fatıma'nın (s.a) ismini anmak farz mıdır? Yoksa müstehap niyetiyle mi anmak gerekir?

Cevap: Müslümanların imamları tabiri, Hz. Zahra-i Merziye'yi (s.a) kapsamına almamaktadır ve Cuma hutbesinde onun mübarek ismini anmak farz değildir; ancak “hayır ve berekete vesile olsun” diye onun onurlu ismini anmanın sakıncası yoktur.

Soru 627: Cuma imamı Cuma namazındayken, cemaat Cuma namazı dışında diğer bir farz namazı kılmak için ona uyabilir mi?

Cevap: Bunun sahih olması sakıncalıdır.

Soru 628: Şer'î öğle vaktinden önce Cuma namazının hutbelerini okumak sahih midir?

Cevap: Cuma namazının hutbelerini, öğle olduğunda bitecek şekilde öğleden önce okumak caizdir. Ancak ihtiyat gereği hutbelerden bir miktarı öğle vaktinde okunmalıdır.

Soru 629: Cemaat, hutbelerin hiçbir bölümüne yetişemezse ve namaz kılındığı esnada sadece namaza yetişerek imama uyarsa, namazı sahih ve yeterli midir?

Cevap: Cuma namazının son rekâtının rükûunda yetişerek bir rekâta katılsa bile, namazı sahih ve yeterlidir.

Soru 630: Şehrimizde Cuma namazı öğle ezanından bir buçuk saat sonra kılınıyor. Acaba bu namaz öğle namazından kifayet eder mi, yoksa öğleyi de kılmak gerekiyor mu?

Cevap: Cuma namazının vakti güneşin (tepeden) batıya doğru kaymasıyla başlar. İhtiyat gereği Cuma namazı öğlenin örfen ilk vakitlerinden yaklaşık bir veya iki saat sonraya kadar geciktirilmemelidir.

Soru 631: Cuma namazına gidemeyen bir kimse, öğle ve ikindi namazını ilk vakitte kılabilir mi? Yoksa Cuma namazının bitmesini bekleyerek ondan sonra mı namaza başlaması gerekir?

Cevap: Beklemek farz değildir. Öğle ve ikindi namazını ilk vakitte kılabilir.

Soru 632: Veliyy-i fakih tarafından atanmış olan imamın sağlıklı ve hazır olduğu yerde geçici Cuma imamını Cuma namazını kılmaya görevlendirebilir mi? Ve kendisi de namazda ona uyabilir mi?

Cevap: Veliyy-i fakih tarafından atanmış olan imamın naibinin Cuma namazını kıldırmasının ve veliyy-i fakih tarafından atanmış olan imamın kendi naibine uymasının sakıncası yoktur.

 

-----------

[1]- “Tevriye”, birkaç anlamı olan sözcük veya cümleyi karinesiz olarak muhatabın anlamayacağı şekilde uzak anlamında kullanmaktır.

Tarih: 24-06-2023

FACEBOOK YORUM
Yorum