Ehlader Başkanı Akaras: Müslümanların Birliği Gerçek Nebevi Sünnette Saklı
Ehlader Genel Başkanı Kadir Akaras, Cuma hutbesinde “Mevlid-i Nebi ve Vahdet Haftası”nın Müslümanlar için birliğe vesile olduğunu vurguladı. Hz. Peygamber’in (s.a.a) güzel ahlakı, sade yaşamı ve eminliği örnek gösterilerek, Müslümanların bu değerleri yeniden inşa etmesi gerektiği kaydedildi. Akaras, Gazze ve Kudüs’ün kurtuluşunun Hz. Peygamber’in (s.a.a) sünnetine bağlı direniş ekseniyle mümkün olacağını söyledi.
Camlıkahve Ehlibeyt Mescidi'nde cuma namazı eda edildi. Cuma namazı öncesi mimbere çıkan Türkiye'deki Ehlibeyt Alimleri çatı kuruluşu Ehlader Genel Başkanı Kadir Akaras cemaate seslendi. Ehlader Başkanı Kadir Akaras hutbesinde, insanın yaşam enerjisinin ve dünyadaki zorluklar karşısında ayakta kalma gücünün kaynağını sorgulayarak, bu kaynağın "sevgi" ve "iman" olduğunu vurguladı.
Yaşama Enerjisinin Kaynağı Nedir?
Ehlader Başkanı Akaras, konuşmasına sosyologlardan psikologlara, din adamlarından siyasetçilere kadar toplumun tüm katmanlarının üzerinde durduğu temel bir soruyu sorarak başladı: "İnsanı, haksızlıklar ve zorluklarla dolu bir dünyada yaşama ve ayakta tutma gücü veren şey nedir?" Bu gücün sadece hayvani bir güdü, soyun devam etme isteği veya dünyevi olanaklar için yaşamak olup olmadığını tartıştı.
Yaşamın Tek Gerekçesi Sevgi ve İmandır
Yaptığı derinlemesine analizde, insanın yaşama gerekçesinin ne sadece biyolojik bir güdü, ne mal mülk hırsı ve ne de soyunu devam ettirme isteği olmadığını ifade eden Ehlader Başkanı, "Ancak bunların tamamında etkili olan bir gerekçe var. O ise sevgidir. Sevgi olmaksızın insanın yaşama gerekçesi kalmaz. Neden yaşansın ki?" dedi. İnsanın neslini sevdiği için devam ettirmek, parayı sevdiği için istemek istediğini belirterek, insanı harekete geçiren ve onu sevdiği şeyler etrafında bir arada tutan temel enerjinin sevgi olduğunun altını çizdi.
Mevlâna ve İslami Mütalaa Üzerinden Sevgi Vurgusu
Bu düşüncenin derin bir İslami mütalaa ve felsefi bir açılımın sonucu olduğunu kaydeden Ehlader Başkanı Akaras, Mevlâna’nın sevgiyi ön plana çıkarmasının boşuna olmadığını söyledi. İnsanın yaşama isteğini anlamak için hangi alana bakılırsa bakılsın, bu "sevgi" özelliği bilinmeden doğru sonuca ulaşılamayacağını vurguladı.
Sahih ve Nebevi İslam Sevgidir
Ehlader Başkanı Akaras, İslam'ın bazı çevrelerde yanlış anlaşıldığına ve yorumlandığına dikkat çekti. Özellikle Emevî anlayışıyla İslam'ı "zorlama" olarak tercüme eden, hataya düşen kişiyi anında cezalandırmayı savunan ve sevgiden uzak tekfirci yaklaşımları eleştirdi. Bu tür düşüncelerin sahih ve nebevi İslam'ı doğru bir şekilde anlatmadığını, İslam'dan farklı bölümleri alarak kendi fikirlerini inşa ettiğini belirtti. Gerçek ve sahih İslam'ın ise "sevgi"den ortaya çıkan bir ürün olduğunu ifade etti.
Kur’an ve İmam Cafer-i Sadık'tan (a.s) Örnekler
Kur’an-ı Kerim'de düşmanlığın sadece zalimlere yönelik olduğunu hatırlatan Ehlader Başkanı Akaras, "Düşman zalimdir, zalim olmayan da düşman değildir. Onlarla bir şekilde yaşanabilir" diyerek İslam'ın barışçıl ve adalet temelli yaklaşımına işaret etti. Konuyu daha da netleştirmek için İmam Cafer-i Sadık'ın (a.s) bir sözünü paylaştı: "İki mümin selamlaştığı ve tokalaştığı zaman onlar arasında en iyisi, karşısındakini en çok sevendir." Ehlader Başkanı Akaras, bu hadisin önemine dikkat çekerek, İslam'da faziletin sadece çok namaz kılmakta değil, sevgide ve merhamette arandığını vurguladı.
Dereceleri Farklıdır Ama Sevgi Zaruridir
İman, cömertlik gibi tüm erdemlerin sevgi temelinde şekillendiğini anlatan Ehlader Başkanı, bu sıfatların kişiden kişiye derecesinin değişebileceğini, ancak özünde sevginin mutlaka var olması gerektiğini söyledi. "Cömert olmak, sevmek zaruridir. Ama bunun derecesi kişiye ve yaşamına göre değişir" diyerek, insani değerleri üst düzeyde yaşamak isteyenlerin, ilişkilerini güçlendirmek için sevgi temelini sağlam bir şekilde inşa etmeleri gerektiği mesajını verdi.
Ehlader Genel Başkanı Kadir Akaras, “Mevlid-i Nebi ve Vahdet Haftası” münasebetiyle verdiği Cuma hutbesinde, Hz. Peygamber’in (s.a.a) örnek hayatı üzerinden Müslümanların birlik ve direniş bilincine vurgu yaptı.
Ehlader Başkanı Akaras, Hz. Peygamber’in (s.a.a) doğum günü olarak kabul edilen tarihin Ehlibeyt kaynaklarına göre Rebiülevvel ayının 17’sine, Ehli Sünnet kaynaklarına göre ise 12’sine denk geldiğini hatırlattı. Bu farklılığın Müslümanlar için bir ayrışma değil, birlik vesilesi olduğunu ifade eden Akaras, “Mevlid-i Nebi” ile birlikte “Vahdet Haftası”nın da aynı günlerde kutlandığını, ayrıca bu günlerin İmam Cafer-i Sadık’ın (a.s) veladetiyle de anlam kazandığını dile getirdi.
Hutbede, Hz. Peygamber (s.a.a) sevgisinin müminlerin hayatında vazgeçilmez bir unsur olduğuna dikkat çekildi. Müslümanların her gününü ve her saatini salavatla süslediği, tüm kâinatın Resulullah’a salat ettiği ve bu sevginin varlığın merkezinde yer aldığı vurgulandı. Ehlader Başkanı Akaras, bu hakikati anlamadan Hz. Peygamber’in (s.a.a) ve Ehlibeyt’in (a.s) değerinin kavranamayacağını belirtti.
Müslümanların En Büyük Sorunu: Birlik Etrafında Toplanamamak
Konuşmada, İslam dünyasında Hz. Peygamber’i (s.a.a) yalnızca emirleri getiren bir elçi olarak görüp onunla bağın koptuğunu iddia eden yanlış yaklaşımlar eleştirildi. Buna karşın, ölmüş tarikat şeyhleriyle bağ kurulduğu iddiasının büyük bir çelişki olduğuna işaret edildi. Ehlader Başkanı Akaras’a göre, Müslümanların bugün en temel sorunu, birlik adresinin yanlış yerde aranmasıdır. Mısır, Türkiye, Arabistan, farklı tarikatlar ve siyasi oluşumların kendi merkezlerinde toplulukları birleştirme çabasının sonuçsuz kaldığını söyleyen Ehlader Başkanı Akaras, tarihteki Emevî, Abbasi, Osmanlı ve Fatımi dönemlerinin büyük savaşlarla geçtiğini hatırlatarak, halifelik tartışmalarının da aynı çıkmazı yeniden üreteceğini belirtti.
Ehlader Başkanı Akaras, çözümün Hz. Peygamber’in (s.a.a) örnek hayatında bulunduğunu vurguladı. Hz. Peygamber’in (s.a.a) tembellikten hoşlanmadığını, Allah’ın da insanı çaba göstermesi için yarattığını ifade eden Ehlader Başkanı Akaras, Müslümanların üretken ve çalışkan olması gerektiğini dile getirdi. Tembelliğin, sakalı uzatıp iş yapmamanın sünnetle ilgisi olmadığını söyleyen Ehlader Başkanı Akaras, Hz. Peygamber’in (s.a.a) “Emin” sıfatıyla güvenilirliğini kazandığını, Müslümanların da birbirine güven vermek zorunda olduğunu kaydetti.
En Güzel Ahlak Evde Başlar
Hz. Peygamber’in (s.a.a) en önemli vasıflarından birinin güzel ahlak olduğu, bu ahlakın hem aile içinde ve hem de toplumda yaşandığı hatırlatıldı. “En iyi ahlaklı olanın ailesine iyi davranan” olduğu belirtilerek, evinde zalim olan bir Müslümanın, Hz. Peygamber’in (s.a.a) sünnetine uyduğunu iddia edemeyeceği ifade edildi. Hz. Peygamber’in (s.a.a) sade ama onurlu bir yaşam sürdüğü, dostlarına karşı şefkatli, düşmanlarına karşı kararlı olduğu da hutbede öne çıkan noktalar arasında yer aldı.
Hz. Peygamber’i (s.a.a) Hayatın Merkezine Almak, Direnişi Güçlendirir
Ehlader Başkanı Akaras, konuşmasının sonunda, Hz. Peygamber’i (s.a.a) hayatın merkezine almanın sadece bireysel değil, toplumsal bir gereklilik olduğuna dikkat çekti. Gazze ve Kudüs’ün Siyonistlerin elinden kurtarılmasının da bu çizgiye bağlı olduğunu belirten Ehlader Başkanı Akaras, Amerikan ve Siyonist planların Direniş Cephesi’ni zayıflatmaya yönelik olduğunu, ancak Hz. Peygamber’in (s.a.a) sünnetine bağlı kalan direniş ekseninin her alanda mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.
Tarih: 05-09-2025