içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Kerbelâ’dan Küresel Birliğe: Şehit İnkılâp Rehberi’nin Hüseynî Erbain’de İslâm Ümmetini Buluşturma Stratejisi - 1

Bu makale, Şehit İmam Hamenei’nin (r.a) Hüseynî Erbain yürüyüşünde Müslüman milletler arasındaki bağların güçlendirilmesine ilişkin rehberliğini analitik bir bakışla incelemekte; bu büyük hadisenin toplumsal, siyasal ve medeniyet boyutlarını değerlendirmekte, karşılaşılan sorunları tespit etmekte ve İslâm ümmetinin birliğini pekiştirmeye yönelik uygulanabilir çözüm önerileri sunmaktadır.

Kerbelâ’dan Küresel Birliğe: Şehit İnkılâp Rehberi’nin Hüseynî Erbain’de İslâm Ümmetini Buluşturma Stratejisi - 1

Bismillahirrahmanirrahîm

 

Meselenin Ortaya Konuluşu ve Konunun Önemi

Günümüzde Hüseynî Erbain’in muazzam yürüyüşü, yalnızca dinî bir merasim veya ziyaret ibadeti olmanın ötesine geçmiş; çağdaş dünyanın merkezinde canlı bir medeniyet olgusuna dönüşmüştür. Bu olgu, iman, kültür, siyaset, toplum ve hatta halk diplomasisinin iç içe geçtiği ve somut biçimde tezahür ettiği eşsiz bir zemindir.

Her yıl, dünyanın altmıştan fazla ülkesinden milyonlarca gönül ehli; coğrafi ve siyasi sınırları, dilleri, ırkları, mezhepleri ve farklı tarihî geçmişleri geride bırakarak ortak bir hedef doğrultusunda aynı yolda yürümekte ve Âşûrâ’nın öğretileri ile İmam Hüseyin’e (a.s) olan bağlılık ahitlerini yenilemektedir.

Sel gibi coşkun bir şekilde gerçekleşen bu büyük hareket, resmî çağrılar veya devlet otoritelerinin yönlendirmesiyle değil; iman heyecanı, dinî sorumluluk bilinci ve direniş ile adalet kültürüne duyulan gönülden bağlılık temelinde şekillenmektedir.

Erbain, bir yönüyle tarih boyunca zulme karşı direniş ve hakka sadakat anlayışına ilham veren Âşûrâ mesajının canlı ve coşkulu devamı; diğer yönüyle ise, İslâm ümmetinin gerçek dayanışmasını gözler önüne seren benzersiz bir platformdur. Bu zeminde Şiî ve Sünnîlerin, Arapların ve Farsların, Türklerin ve Kürtlerin, hatta insani ve zulüm karşıtı saiklerle katılan gayrimüslimlerin bir araya gelmesi; milletler arasındaki etkileşim ve yakınlaşma potansiyelinin ne denli büyük olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Şehit İslâm İnkılâbı Rehberi (r.a), bu eşsiz potansiyeli derinlikli bir şekilde açıklamış ve stratejik bir bakış açısıyla bu nurlu yürüyüşte farklı kavimler ve mezhepler arasındaki bağların güçlendirilmesi ve sağlamlaştırılması gerektiğini özellikle vurgulamıştır. Kendileri bu bağları, “Rabbin rahmetinin bir ayeti” olarak nitelendirmiş; bunları yalnızca ilahî sevgi ve merhametin bir tezahürü değil, aynı zamanda İslâm ümmetinin saadetinin temel unsuru ve ortak düşmanlar karşısında ümmetin kimliğini ve bağımsızlığını koruyan sağlam bir dayanak olarak değerlendirmiştir.

Erbain, stratejik bir perspektiften değerlendirildiğinde yalnızca dinî bir etkinlik değil; aynı zamanda İslâm dünyasının toplumsal ve siyasal dengelerini etkileyebilecek, bütünleşme cephesini güçlendirebilecek ve Müslümanların manevî nüfuz gücünü kayda değer ölçüde artırabilecek kendiliğinden oluşmuş uluslararası bir buluşmadır. Bu merasim, adeta “milletlerin özgür kongresi” niteliğinde işlev görmekte; milletler arasında tecrübe paylaşımı, dostluk ağlarının kurulması ve kültürel, toplumsal, hatta ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesi için benzersiz bir fırsat sunmaktadır.

Bu yaklaşımdan hareketle bu makale, Şehit İmam Seyyid Ali Hamenei’nin (r.a) Müslüman kardeşler arasındaki sağlam bağların güçlendirilmesine dair rehberliğini çeşitli yönleriyle incelemeyi, tarihî örneklerden ve Erbain’in ulusötesi potansiyelinden yararlanarak bu bağların kuvvetlendirilmesine yönelik uygulanabilir çözüm önerileri sunmayı amaçlamaktadır. Bu öneriler, Erbain’i yıllık bir etkinlik olmanın ötesine taşıyarak, İslâm ümmeti için kalıcı bir medeniyet sermayesi ve stratejik bir imkâna dönüştürebilecek niteliktedir.

 

Birinci Bölüm: Şehit İnkılâp Rehberi’nin (r.a) Rehberliğinin ve Temel Kavramların Açıklanması

1. Şehit İmam Hamenei’nin (r.a) Rehberliğinin Yeniden Okunması

27 Eylül 2019 tarihinde, Şehit İslâm İnkılâbı Rehberi, Erbain yürüyüşünün azametine ve uluslararası rolüne işaret ederek şöyle buyurmuştur:

“Erbain yürüyüşüne onlarca ülkeden insanlar katılıyor ve Irak halkının misafiri oluyorlar. Bu yürüyüşte Müslüman kardeşler arasındaki sağlam bağları daha da güçlendirmeye çalışalım; Iraklı ile Iraklı olmayan arasındaki bağı, Şiî ile Sünnî arasındaki bağı, Arap, Fars, Türk ve Kürt arasındaki bağı kuvvetlendirelim. Bu bağlar saadetin vesilesidir; bu bağlar Rabbin rahmetinin bir ayetidir.”

Bu açık ifade kısa olmasına rağmen, aynı anda birçok önemli ekseni bünyesinde barındırmaktadır: Milletlerin çeşitliliği, birlik ve bağların güçlendirilmesinin gerekliliği, mezhebî ve etnik yakınlaşma, bu bağların ümmetin saadetindeki rolü ve bunların ilahî rahmetin bir tezahürü olduğuna dikkat çekilmesi.

 

2. Şehit İnkılâp Rehberi’nin Rehberliğinde Yer Alan Temel Kavramların Tahlili

a) “Sağlam bağlar”: Fars dili ve dinî metinlerde “پیوند” (bağ) kavramı, yalnızca basit bir ilişkiyi ifade etmez; köklü, kalıcı ve anlam yüklü bir irtibatı ifade eder. Şehit İmam Hamenei, bu kavrama “مستحکم” (sağlam) sıfatını ekleyerek, baskılar ve fitneler karşısında ayakta kalabilecek güçlü ve kalıcı bir yapının inşa edilmesi gerektiğini açıkça vurgulamaktadır.

Kültürel Boyut: “Sağlam bağ”, ‘dil ve etnik farklılıkların yalnızca bir engel oluşturmaması değil, bilakis ortak gelişim ve olgunlaşma için bir fırsata dönüşmesi’ anlamına gelir.

Siyasal Boyut: Bu bağ bölge düşmanlarının ayrılık ve fitne çıkarma projelerine karşı koruyucu bir kalkan işlevi görmektedir.

b) “Saadet”: Dinî söylemde “saadet”, yalnızca maddî refah veya ekonomik güvenlik anlamına gelmez; aksine iman, ahlâk ve salih amel arasındaki uyumu ifade eder. Şehit İnkılâp Rehberi, Müslümanlar arasındaki birlik ve kardeşliğin, böylesine kuşatıcı bir saadete ulaşmanın temel dayanaklarından biri olduğunu ortaya koymaktadır.

c) “Rabbin Rahmetinin Bir Ayeti”: Bu ifade, böylesi küresel bir yakınlaşmanın, İslâm ümmetinin toplumsal hayatında ilahî rahmetin ve ilahî huzurun somut bir tezahürü olduğunu hatırlatmaktadır. Şayet bu eşsiz fırsat ihmal edilirse, bunun tarihî ölçekte telafisi güç bir kayıp olacağı açıktır.

 

3. Ulusötesi Bir Dinî Merasim Olarak Erbain Yürüyüşü

Günümüzde Erbain yürüyüşü yalnızca dinî bir toplu etkinlik değil; aynı zamanda şu özelliklere sahip ulusötesi bir hadisedir:

  • Belirli ve sınırlı bir zaman diliminde gerçekleşen, katılımcı sayısı bakımından dünyanın en büyük yıllık insan buluşmasıdır.
  • Yüzü aşkın ülkeden, farklı milliyet ve kültürlere mensup ziyaretçiler bu yürüyüşe katılmaktadır.
  • Farklı diller, kıyafetler, bayraklar ve gelenekler bu yürüyüşte ortak bir paydada buluşmaktadır: İmam Hüseyin’e (a.s) duyulan sevgi.
  • Bu büyük organizasyon, devletlerin resmî davetiyle değil, gönüllerin çağrısıyla gerçekleşen ve fiilen İslâm ümmetinin gayriresmî bir zirvesi niteliğini taşıyan bir buluşmadır.

 

4. Şehit İnkılâp Rehberi’nin Siyasî-Dinî Düşüncesinde Milletler Arasındaki Bağların Yeri

Şehit İmam Hamenei (r.a), Müslümanların dağınıklığının, düşmanların hâkimiyet kurmak için kullandıkları en büyük araç olduğunu daima vurgulamıştır. Buna karşılık, özellikle “Erbain” gibi büyük bir manevî sermaye etrafında kurulacak güçlü bağların şu sonuçları doğurabileceğini ifade etmektedir:

  • Tek ümmet (Ümmet-i Vâhide) anlayışının ihyasına katkı sağlayabilir.
  • İslâm dünyasının toplumsal sermayesini güçlendirebilir.
  •  “Hüseynî kültürün manevî nüfuz gücünü” jeopolitik alanda somut ve etkin bir gerçekliğe dönüştürebilir.

Şehit İnkılâp Rehberi’ne göre Erbain, yalnızca Kerbelâ şehidi İmam Hüseyin’le (a.s) olan ahdi yenileme vesilesi değildir; aynı zamanda Müslüman milletler ve hatta diğer dinlerin mensupları arasında ortak bir anlam ve değerler sisteminin yeniden inşası için eşsiz ve altın değerinde bir fırsattır.

 

Birinci Bölümün Değerlendirmesi

Makalenin birinci bölümünde, Şehit İnkılâp Rehberi'nin 18 Eylül 2019 tarihli beyanlarına dayanarak, “Erbain'de sağlam bağlar” kavramı ele alınmıştır. Bu bağ, coğrafi sınırların ve mezhebî farklılıkların ötesine geçerek bütün Müslüman kavim ve milletleri ortak bir zeminde buluşturan bir birliktelik anlayışını ifade etmektedir.

Saadet, Rabbin rahmetinin bir ayeti ve ulusötesi yakınlaşma gibi kavramların tahlili göstermektedir ki, Şehit İmam Hamenei'nin (r.a) mesajı yalnızca ahlâkî bir tavsiye niteliği taşımamakta; aynı zamanda düşmanların “böl, parçala ve yönet” siyasetlerine karşı geliştirilmiş kapsamlı bir medeniyet stratejisini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede Erbain, dünyanın en büyük yıllık insan buluşması olarak yalnızca Âşûrâ mesajını taşıyan bir etkinlik değil; aynı zamanda Ümmet-i Vâhide kimliğinin yeniden inşasına, İslâm dünyasının toplumsal sermayesinin güçlendirilmesine ve Müslümanlar arasında ortak bir anlam ve değerler sisteminin oluşmasına zemin hazırlayan bir platform niteliğindedir.

 

İkinci Bölüm: Erbain’de Birlik ve Dayanışmanın Stratejik Önemi

Erbain yürüyüşü yalnızca dinî bir ibadet ve ziyaret merasimi değildir. Stratejik açıdan değerlendirildiğinde, İslâm dünyası için nüfuz gücünün, toplumsal bütünleşmenin ve ulusötesi dayanışmanın en güçlü araçlarından biridir. Bu birlik ve dayanışmanın önemi üç temel boyutta incelenebilir: Müslümanların birliğinin güçlendirilmesi ve ayrılıkçı politikalarla mücadele, kamu diplomasisinin geliştirilmesi ve etnik-mezhebî ayrılıkların azaltılması.

1. Düşmanların Ayrılıkçı Politikalarına Karşı Bir Strateji Olarak Müslümanların Birliği

Yüce Allah, Âl-i İmrân Suresi'nin 103. ayetinde şöyle buyurmaktadır:

“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a ve Ehl-i Beyt’e) sımsıkı sarılın; ayrılığa düşmeyin...”

Bu ilahî emir, İslâm’da birlik siyasetinin temelini oluşturmaktadır. Şehit İmam Hamenei (r.a) de “Iraklı ile Iraklı olmayanın, Şiî ile Sünnînin, Arap ile Farsın, Türk ile Kürdün birbirine bağlanması” yönündeki vurgusuyla, tam anlamıyla bu ilahî buyruğun hayata geçirilmesini hedefleyen bir yaklaşım ortaya koymaktadır.

Düşmanların “Böl, Parçala ve Yönet” Siyaseti

Sömürgeci İngiltere, 19. ve 20. yüzyıllarda Irak, Hindistan ve Afrika'daki mezhebî ayrılıkları derinleştirerek bu bölgeler üzerindeki hâkimiyetini kolaylaştırmaya çalışmıştır. Günümüzde ise ABD ve işgalci Siyonist rejim, Şiîler ile Sünnîler hakkında olumsuz algılar oluşturmayı hedefleyen medya projeleri yürütmektedir. “DEAŞ” gibi tekfirci örgütler de bu ihtilafları istismar ederek vekâlet savaşlarını körüklemişlerdir.

Erbain yürüyüşü ise, İslâm ümmetinin gerçek birlik tablosunu ortaya koyarak bu politikaları etkisiz hâle getirmektedir. Dünya, Şiîler ile Sünnîlerin aynı güzergâhta birlikte yürüdüğünü ve birbirlerine ikramda bulunduğunu gördüğünde, düşmanların inşa etmeye çalıştığı söylem geçerliliğini yitirmektedir.

 

2. Erbain'in Kamu Diplomasisi ve İslâm Dünyasının Etki Gücü Açısından Rolü

Uluslararası ilişkiler literatüründe “Etki Gücü”, zor kullanmaksızın çekim oluşturma ve etki meydana getirme kabiliyetini ifade eder. Erbain yürüyüşü, bunun en seçkin örneklerinden biridir:

  • Büyük reklam ve propaganda bütçelerine ihtiyaç duyulmaksızın, milyonlarca insan ortak bir ideal etrafında bir araya gelmektedir.
  • Bağımsız medya kuruluşları, hatta muhalif medya organları dahi bu büyük hadisenin haberleştirilmesini görmezden gelememektedir.
  • İslâm ümmetinin dayanışma görüntüsü dünya kamuoyunun hafızasında yer etmekte; bu kültürel sermaye zamanla siyasî bir sermayeye dönüşmektedir. Başka bir ifadeyle Erbain, uluslararası konferansların, siyasî zirvelerin ve medya kampanyalarının yıllarca gerçekleştiremediği etkiyi fiilen ortaya koymaktadır.

 

3. Erbain'in Etnik ve Mezhebî Ayrılıkları Azaltma Potansiyeli

Erbain'de kurulan bağ, hem duygusal hem de düşünsel düzeyde etkisini göstermektedir.

  • Duygusal düzeyde, insanlar misafirperverlik ve karşılıksız hizmet anlayışı sayesinde önyargıların oluşturduğu sınırları ortadan kaldırmaktadır.
  • Düşünsel düzeyde ise, ziyaretçiler arasında gerçekleşen kısa sohbetler ve karşılıklı diyaloglar, tarafların birbirlerine dair daha doğru ve yeni bir bakış açısı kazanmalarına vesile olmaktadır.

Örnekler:

  • Batılı medya organlarının olumsuz propagandalarına rağmen, Irak'a gelen Pakistanlı ziyaretçiler, Araplar tarafından din kardeşleri olarak karşılanmakta ve kabul görmektedir.
  • Basra ve Musul'daki Ehl-i Sünnet mensupları, ziyaretçiler için özel hizmet çadırları kurmakta; bu davranışlarıyla ayrılıkçı önyargıları ve kalıplaşmış algıları fiilen ortadan kaldırmaktadır.
  • Türkmen ve Kürt ziyaretçilerin kendi yöresel yemek gelenekleriyle misafirlerini ağırlamaları, İslâm medeniyetinin kültürel zenginliğini gözler önüne sermektedir.

 

4. İslâm Dünyası ve Hristiyanlık Tarihindeki Benzer Tecrübeler

Erbain'in stratejik önemini daha iyi kavrayabilmek için onu insanlık tarihindeki benzer hadiselerle karşılaştırmak mümkündür:

  • Hac ibadeti: İslâm'ın ilk dönemlerinden günümüze kadar dünyanın dört bir yanındaki Müslümanları bir araya getiren en önemli buluşma olmuştur. Ancak Erbain, devletlerin resmî organizasyonu altında gerçekleştirilen hacdan farklı olarak, büyük ölçüde halkın gönüllü katılımı ve kendiliğinden oluşan bir hareket niteliği taşımaktadır.
  • Orta Çağ'daki Hristiyan hac hareketleri: İspanya'daki Santiago hac yolculuğu gibi bazı hac hareketleri zaman zaman siyasî ve birleştirici özellikler kazanmıştır. Bununla birlikte bu hareketler, büyük ölçüde yerel nitelikte kalmış ve sınırlı bir etki alanına sahip olmuştur.
  • Tarihî İpek Yolları: Bu yollar yalnızca ticaretin değil, aynı zamanda kültürel ve dinî etkileşimin de gerçekleşmesini sağlamıştır. Erbain ise, ticaret malları yerine sevgi, kardeşlik ve marifetin taşındığı "gönüllerin İpek Yolu" olarak nitelendirilebilir.

 

İkinci Bölümün Değerlendirmesi

Erbain'de kurulan bağlar, İslâm ümmetinin inşasının ayrılmaz bir unsurudur. Bu birliktelik tesadüfen ortaya çıkmış bir olgu değil, bilinçli şekilde değerlendirilmesi gereken büyük bir potansiyeldir. Gerektiği gibi güçlendirildiği takdirde şu sonuçları doğurabilir:

  • Düşmanların nüfuz ve ayrıştırma girişimlerinin önünü kesebilir.
  • İslâm dünyasının toplumsal sermayesini kat kat artırabilir.
  • Âşûrâ mesajını yalnızca inanç alanıyla sınırlı bırakmayıp küresel düzleme taşıyabilir.

 

Devam Edecek…

Seyyid Emir Hüseyin Musevî Tebâr

Tarih: 28-07-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum