içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Kevser Kültür Merkezin’de Erbain Matem Merasimi + FOTO

Milyonlarca Müslüman Irak’ta Erbain merasimlerine katılırken, birçok ülkede ve Kevser Kültür Merkezin’de matem merasimi düzenlendi.

Kevser Kültür Merkezin’de Erbain Matem Merasimi + FOTO

Kevser Kültür Merkezin’deki “Kevser Ehlibeyt Mescidi”nde düzenlenen merasim Ehlibeyt alimi Kadir Akbalık’ın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

 

Yoğun katılımla gerçekleşen Erbain programında Ehlader Genel Sekreteri Yusuf Tazegün kapsamlı bir konuşma gerçekleştirdi.

Ehlader Genel Sekreteri Yusuf Tazegün, Erbain yürüyüşünün Batı hegemonyasına, Siyonizme ve küresel adaletsizliğe karşı sivil bir direniş manifestosu olduğunu vurguladı.

“Bölgesel gelişmeler, Direniş Cephesi'nin mevcut durumu ve Erbain'in jeopolitik yansımaları” üzerine odaklanan Ehlader Genel Sekreteri Yusuf Tazegün, kitlelerin Necef'ten Kerbela'ya uzanan yürüyüşünün siyasi ve toplumsal dinamiklerini analiz etti.

 

Konuşmasına 20. yüzyılın sonlarında Batı'da gelişen sekülerleşme ve laiklik akımlarının dinin toplumsal hayattan silindiği algısını yarattığını hatırlatarak başlayan Ehlader Genel Sekreteri Yusuf Tazegün, İran İslam İnkılabı'nın bu küresel dengeyi altüst ettiğini belirtti. Bu devrimin sadece bir mezhebin veya dinin değil, vahyin ve metafiziğin yeryüzündeki yeniden hakimiyeti olduğunu ifade eden Yusuf Tazegün, Merhum İmam Humeyni'nin "Neyimiz varsa Muharrem ve Sefer'dendir" sözüne atıfta bulunarak, devrimci hareketin temelinde Kerbela kültürünün yattığını vurguladı.

 

Erbain merasimlerini dışarıdan izleyenlerin bu durumu sadece bir "matem ve gözyaşı" ritüeli olarak algıladığını belirten Yusuf Tazegün, bunun stratejik bir yanılgı olduğunun altını çizdi. Yürüyüşün temel motivasyonunun İmam Hüseyin'in "Heyhat minnez zille" (Zillete boyun eğmeyiz) şiarı olduğunu belirten Tazegün, bu duruşun günümüzdeki bölgesel çatışmalara doğrudan yansıdığını ifade etti.

 

Konuşmasında Filistin, Yemen ve Lübnan'daki direniş güçlerine dikkat çeken Yusuf Tazegün, şu ifadeleri kullandı: "Yemen'deki kardeşlerimiz bu düstur ile hareket etmiyor mu? Lübnan'da bu kadar sıkıntılara, evleri başlarına yıkılanlara rağmen analar, babalar 'Biz İsrail'in karşısında teslim olmayacağız' diyorlar. Bizler hiçbir zaman küffar ile aynı masaya oturmadık, topraklarımızda onların elçilikleri bulunmadı. Müminlerin füzesi İsrail'e, Amerika'ya atıldığı zaman engellemedik."

 

Yusuf Tazegün'ün konuşmasındaki en dikkat çekici bölümlerden biri, “apolitikleştirilmiş din anlayışına yönelttiği sert eleştiriler” oldu. Gazze, Lübnan ve İran'da yaşanan can kayıplarına ve yıkımlara sessiz kalan bir inanç sistemini reddeden Yusuf Tazegün, bu durumu İmam Humeyni'nin "Amerikancı İslam" ve İmam Hamanei’nin "İngiliz Şiiliği" tanımlamalarıyla açıkladı. Yusuf Tazegün, Erbain'de dökülen gözyaşlarının eyleme, yumrukları sıkmaya ve direniş bayraklarını dalgalandırmaya dönüşmesi gerektiğini belirtti.

 

Ehlader Genel Sekreteri Yusuf Tazegün, konuşmasının son bölümünde Erbain yürüyüşündeki toplumsal dayanışmayı, Hz. Muhammed (s.a.a) dönemindeki Medine toplumunun (Asr-ı Saadet) modern bir yansıması olarak değerlendirdi. Güzergâh boyunca Iraklıların sunduğu karşılıksız hizmet, fedakârlık ve "isar" (kendinden geçerek başkasını önceleme) kültürünün hiçbir devlet aygıtı tarafından zorla organize edilemeyeceğini belirten Ehlader Genel Sekreteri, bu sivil inisiyatifin gelecekteki adaletli bir dünya düzeninin (Zuhur dönemi) altyapısını oluşturduğunu savundu.

 

Programın son bölümünde okunan mersiyelerde Ehlibeyt dostları gözyaşlarına boğuldu.

 

 

 

 

 

Tarih: 04-08-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum