Mübahele Gününün Amelleri ve Duası
Zilhiccenin 24. günü meşhur görüşe göre Hz. Resulullah’ın (s.a.a) Necran Hristiyanlarıyla mübahele ettiği (lanetleşmeye davet ettiği) gündür.
Bismillahirrahmanirrahîm
Zilhiccenin 24. günü meşhur görüşe göre Hz. Resulullah’ın (s.a.a) Necran Hristiyanlarıyla mübahele ettiği (lanetleşmeye davet ettiği) gündür. Mübaheleye çıkmadan önce abasını üzerine aldı, Hz. Emîrü’l-Müminin’i, Hz. Fatıma’yı, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i (Allah’ın selamı hepsinin üzerine olsun) abanın altına aldı ve şöyle dua etti:
“Allah’ım! Her peygamberin kendisine en yakın olan ehlibeyti vardı. Allah’ım! Bunlar da benim Ehlibeyti’mdirler. O hâlde her türlü şüphe ve günahı onlardan uzaklaştır ve onları tertemiz kıl.”
Bunun üzerine Hz. Cebrail inerek onların şanında “Tathir ayeti”ni getirdi. Ardından Allah Resulü (s.a.a) onları kendisiyle birlikte mübahele yerine götürdü. Necran Hristiyanları onları görünce, onların hakkaniyeti ve azabın nazil olma emarelerini görünce mübahele etmekten sakındılar ve anlaşma ve cizye ödemeyi tercih ettiler.
Yine bugünde Hz. Emîrü’l-Müminin’in (a.s) “rükû hâlinde sadaka verme olayı” ve olay üzerine Velayet Ayeti’nin (Maide 55) nüzulü vuku bulmuştur.
Kısacası bugün oldukça faziletli ve değerli bir gündür ve bugünde şu ameller müstehaptır:
1- Gusletmek.
2- Oruç tutmak.
3- İki rekât namaz: Gadir gününde kılınan iki rekât namaz, Mübahele gününde de aynı keyfiyet, aynı sevap ve aynı vakitte müstehaptır. Sadece bu namazda okunacak Ayete’l-Kürsi هُمْ فٔيها خَالِدُونَ cümlesiyle biten ayete kadardır.
4- Mübahele duasının okunması: Bu duanın ilk kısımları ramazan ayının seher vakitlerinde okunan duaya benzemektedir. Hem Şeyh Tusî, hem de Seyyid İbn Tâvûs bu duayı nakletmişlerdir. Ancak ikisinin nakilleri arasında birçok yerde farlılıklar olduğu için ben Şeyh’in naklini tercih edip naklediyorum. Şeyh Tusî “Misbahu’l-Müteheccid” kitabında şöyle buyurmuştur: Mübahele gününün duası faziletiyle birlikte İmam Cafer-i Sadık’tan (a.s) nakledilmiştir. Dua şöyledir:
“Allah’ım! Aydınlığının en aydın mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin aydınlığının bütün mertebeleri parlaktır. Allah’ım! Aydınlığının bütün mertebeleri hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Celalinin en yüce mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin celalinin bütün mertebeleri yücedir. Allah’ım! Celalinin bütün mertebeleri hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Cemalinin en güzel mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin cemalinin bütün mertebeleri güzeldir. Allah’ım! Cemalinin bütün mertebeleri hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Ben, bana emrettiğin üzere seni çağırıyorum; o hâlde sen de vaat ettiğin üzere bana icabet eyle.
Allah’ım! Azametinin en büyük mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin azametinin bütün mertebeleri büyüktür. Allah’ım! Azametinin bütün mertebeleri hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Nurunun en nurlu mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin nurunun bütün mertebeleri nurludur. Allah’ım! Nurunun bütün mertebeleri hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Rahmetinin en geniş mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Muhakkak senin rahmetinin bütün mertebeleri geniştir. Allah’ım! Rahmetinin bütün mertebeleri hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Ben, bana emrettiğin üzere seni çağırıyorum; o hâlde sen de vaat ettiğin üzere bana icabet eyle.
Allah’ım! Kemalinin en kâmil mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin kemalinin bütün mertebeleri kâmildir. Allah’ım! Bütün kemal mertebelerinin hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Kelimelerinin en mükemmelini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin kelimelerinin hepsi mükemmeldir. Allah’ım! Bütün kelimelerin hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! İsimlerinin en büyüğünü vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin bütün isimlerin büyüktür. Allah’ım! Bütün isimlerinin hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Ben, bana emrettiğin üzere seni çağırıyorum; o hâlde sen de vaat ettiğin üzere bana icabet eyle.
Allah’ım! İzzetinin en yüce mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin izzetinin bütün mertebeleri yücedir. Allah’ım! Bütün izzet mertebelerin hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Meşiyyetinin en etkili mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin meşiyyetinin bütün mertebeleri etkili ve kesindir. Allah’ım! Meşiyyetinin bütün mertebeleri hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Kudretinin her şeyi kuşatan mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin kudretinin bütün mertebeleri -her şeyi- kuşatıcıdır. Allah’ım! Kudretinin bütün mertebeleri hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Ben, bana emrettiğin üzere seni çağırıyorum; o hâlde sen de vaat ettiğin üzere bana icabet eyle.
Allah’ım! İlminin en etkili mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin ilminin bütün mertebeleri etkilidir. Allah’ım! İlminin bütün mertebeleri hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! En beğenilmiş sözünü vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin bütün sözlerin beğenilmiş ve güzeldir. Allah’ım! Bütün sözlerin hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! “Mes’ele”lerinin (istediklerinin) en sevilenini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin nezdinde bütün “mes’ele“lerin sevimlidir. Allah’ım! Bütün “mes’ele”lerin hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Ben, bana emrettiğin üzere seni çağırıyorum; o hâlde sen de vaat ettiğin üzere bana icabet eyle.
Allah’ım! Şerefinin en üstün mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin şerefinin bütün mertebeleri şeriftir. Allah’ım! Şerefinin bütün mertebeleri hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! En sürekli saltanat ve hâkimiyetin hakkına sana el açıyorum. Elbette senin saltanat ve hâkimiyetinin hepsi sürekli ve ebedîdir. Allah’ım! Hâkimiyet ve saltanatının hepsi hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! En muhteşem hâkimiyetin hakkına sana el açıyorum. Elbette senin bütün hâkimiyetin muhteşemdir. Allah’ım! Bütün hâkimiyetin hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Ben, bana emrettiğin üzere seni çağırıyorum; o hâlde sen de vaat ettiğin üzere bana icabet eyle.
Allah’ım! Ululuğunun en yüce mertebesi hakkına sana el açıyorum. Elbette senin ululuğunun bütün mertebeleri yücedir. Allah’ım! Ululuğunun bütün mertebeleri hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Ayetlerinin en şaşılacak olanı hakkına sana el açıyorum. Elbette senin bütün ayetlerin şaşılacak türdendir. Allah’ım! Bütün ayetlerin hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! İhsanının en kadimi hakkına sana el açıyorum. Elbette senin bütün ihsanların kadimdir. Allah’ım! Bütün ihsan ve lütufların hakkına -hacetlerimi senden diliyorum.
Allah’ım! Ben, bana emrettiğin üzere seni çağırıyorum; o hâlde sen de vadettiğin üzere bana icabet eyle.
Allah’ım! Sahip olduğun şanların ve ceberutun hakkına sana yalvarıyorum. Allah’ım! Her şa’n ve her ceberut hakkına senden -hacetlerimi- diliyorum.
Allah’ım! Reddetmeyeceğin ve kabul edeceğin şeyleri vasıta kılarak sana el açıyorum; ya Allah! Ey kendisinden başka ilah olmayan! “Senden başka ilah olmadığı” (gerçeğinin) parlaklığı hakkına sana el açıyorum. Ey kendisinden başka İlah olmayan! “Senden başka ilah olmadığı” (gerçeğinin) yüceliği hakkına sana el açıyorum. Ey kendisinden başka İlah olmayan! “Senden başka ilah olmadığı” (gerçeği) hakkına sana el açıyorum.
Allah’ım! Ben, bana emrettiğin üzere seni çağırıyorum; o hâlde sen de vaat ettiğin üzere bana icabet eyle.
Allah’ım ben rızkının en kapsamlı olanıyla sana el açıyorum. Elbette senin rızkının hepsi kapsamlıdır. Allah’ım! Bütün rızkın hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Ben bağışının en lezzetli olanıyla sana el açıyorum. Elbette senin bütün bağışların lezzetlidir. Allah’ım! Bütün bağışın hakkına -hacetlerimi senden diliyorum.
Allah’ım! Ben hayrının en acil olanıyla sana el açıyorum. Elbette senin bütün hayırların acildir. Allah’ım! Bütün hayırların hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Ben lütfunun en üstün olanıyla sana el açıyorum. Elbette senin bütün lütufların üstündür. Allah’ım! Bütün lütfun hakkına -hacetlerimi- senden diliyorum.
Allah’ım! Ben, bana emrettiğin üzere seni çağırıyorum; o hâlde sen de vaat ettiğin üzere bana icabet eyle.
Allah’ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed’e salât eyle ve beni kendine iman ve Resul’ünü (ona ve Âl-i’ne selam olsun) tasdik, Ali b. Ebu Talib’in velayeti ve düşmanından beraat ve Âl-i Muhammed’den olan İmamların (onlara selam olsun) imameti üzere (mahşer günü) dirilt. Şüphesiz ben bütün bunlara razı oldum ey Rabbim! Allah’ım kulun ve resulün olan Muhammed’e ilklerin arasında salât eyle; Muhammed’e sonların arasında salât eyle; Muhammed’e Mele-i A’la’da salât eyle; Muhammed’e mürsel peygamberlerin arasında salât eyle. Allah’ım! Muhammed’e vesile (makamı), şeref, fazilet ve büyük dereceyi lütfeyle. Allah’ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed’e salât eyle ve bana nasip ettiğin şeye beni kani kıl; bana verdiğin şeyleri benim için mübarek-bereketli kıl; gaybetimde (vatanım ve ailemin yanında olmadığım zaman) beni ve bana ait olan her gaibi koru. Allah’ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed’e salât eyle ve beni kendine iman ve Resul’ünü tasdik üzere dirilt.
Allah’ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed’e salât eyle. Ve ben senden hayırların en hayırlısı olan rızanı ve cenneti diliyorum ve kötülüklerin en kötüsü olan gazabın ve (cehennem) ateşinden sana sığınıyorum. Allah’ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed’e salât eyle. Ve beni her musibetten ve her beladan ve her cezadan ve her fitneden ve her (üstesinden gelemeyeceğim) imtihandan, her kötülükten, her sevilmeyen şeyden ve gökten yere inen veya inecek olan her musibet ve her afetten beni koru; bu saatte, bu gecede, bugünde, bu ayda ve bu senede.
Allah’ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed’e salât eyle. Ve gökten yere inen veya inecek olan her sevinçten, he mutluluktan, her sebattan, her kurtuluştan, her afiyetten, her selametten, her yücelikten, her geniş, helal ve temiz rızıktan, her nimetten ve her bolluktan benim için de pay ayır; bu saatte, bu gecede, bugünde, bu ayda ve bu senede.
Allah’ım! Eğer benim günahlarım yüzümü senin yanında yıpratmışsa (beni mahcup duruma düşürmüşse); benimle senin aranı perdelemiş ve yanındaki durumumu değiştirmişse şüphesiz ben asla sönmeyecek zatının nuruyla ve habibin Muhammed Mustafa’nın (s.a.a) yüzü (suyu) ve velin Murtaza Ali’nin (a.s) yüzü (suyu)yla ve seçtiğin velilerinin hakkı hürmetine senden Muhammed ve Âl-i Muhammed’e (s.a.a) salât etmeni ve benim geçmiş günahlarımı bağışlamanı ve ömrümün kalan kısmında beni korumanı diliyorum.
Allah’ım! Beni yaşattığın ve ben sana itaatkâr ve sen benden razı olarak canımı alıncaya kadar günahlarımdan herhangi birisine bir daha geri dönmekten sürekli sana sığınırım. Yine senden amelimi en güzeliyle sona erdirmeni ve onun karşılığını cennet kılmanı ve sana yakışır şekilde bana davranmanı dili yorum; ey takva ehli, ey bağış ehli, Muhammed ve Âl-i Muhammed’e salât et ve bana merhamet eyle, ey merhamet edenlerin en merhametlisi!
5- Şeyh Tusî ve Seyyid İbn Tâvûs’un naklettikleri üzere iki rekât namaz kıldıktan sonra yetmiş defa istiğfar edip okunmasını naklettikleri duayı okumak. Bu dua اَلْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمٔينَ diye başlamaktadır.
Bugünde bütün iman ehli erkek ve kadınların mevlası olan Hz. Ali’nin (a.s) yolunu takip ederek fakir kimselere sadaka vermek uygundur ve yine onu ziyaret etmek müstehaptır, bu ziyaretin Camia Ziyaretiyle yapılması daha uygundur.
Tarih: 10-06-2026