içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Nehcü’l-Belâğa Aynasında Gençlerin Yaşam Tarzı - 1

Maalesef günümüzde gençlerin yaşam tarzı oldukça farklılaşmış ve bu sebeple pek çok hataya düşmektedirler. Emirü’l-Müminîn Ali (a.s), doğru bir yaşam tarzı benimsemek ve kurtuluşa ermek için çeşitli yollar göstermiştir ki, gerçekte nasıl yaşanması gerektiğini öğretmiştir.

Nehcü’l-Belâğa Aynasında Gençlerin Yaşam Tarzı - 1

Bismillahirrahmanirrahim

 

Nehcü’l-Belâğa incelendiğinde, akıl ve tedbir, şehvet ve öfke gibi nefsani arzuların kontrolü, sorumluluk bilinci ve itidalin, bireysel yaşam tarzında hem arzu edilen ve hem de son derece yol gösterici olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, toplumsal yaşam açısından düzenli olmak, güzel geçim ve iletişim kurmak, adalet arayışında bulunmak da ideal bir yaşam tarzı için önemli yöntemler olarak ortaya konulmaktadır. Bu bağlamda Emirü’l-Müminîn Ali’nin (a.s) bazı tavsiyelerine işaret ediyoruz.

 

Sorumluluk Bilinci

Emirü’l-Müminîn Ali’nin (a.s) bakışında insan, Allah’a karşı olduğu kadar ailesine, dostlarına, vatandaşlarına ve tüm yaratılmışlara karşı da sorumludur. Kendisini bu sorumluluktan soyutlayamaz ve “bana ne” tavrı sergileyemez. Bu bakış açısı, bireyin kendisini başıboş ve sahipsiz görmesini engeller.

 

İmam (a.s), “Şıkşıkıyye Hutbesi”nde şöyle buyuruyor:

“Allah’a andolsun! Eğer halkın biat etme isteği ve bana karşı hüccetin tamamlanması söz konusu olmasaydı ve eğer Allah’ın ‘zalimin oburluğu ve mazlumun açlığı karşısında sessiz kalmamaları gerektiği’ hususunda âlimlerden aldığı söz olmasaydı, hilâfetin dizginlerini serbest bırakırdım. Sizin bu dünyanızın değeri, benim gözümde bir keçinin aksırığından daha azdır.” [1]

İmam’ın (a.s) bu sözleri, sorumluluğun ve sorumluluk bilincinin rolünü açıkça ortaya koymaktadır.

 

Düşünce ve Tedbir

Düşünce ile yaşam tarzı arasındaki en önemli bağ, hayatı seçerken ve hedefe ulaşmak için önemli kararlar alırken aklın kullanılmasıdır. Zira düşünce ve akıl, tüm iyiliklerin ve hayırların temelidir. Karşılaşılan güçlükler ancak tefekkür ve tedbir sayesinde çözüme kavuşur.

 

Emirü’l-Müminîn Ali (a.s) şöyle buyuruyor:

“Sağlıklı akıl, insanın kurtuluşuna vesiledir.” [2]

 

Başka bir yerde ise şöyle buyuruyor:

“Kim kalp gözünü açar, basiretle iş görür ve kazancını-zararını tartarak hareket ederse, pişman olmaz. Zira kim cahillikle işe kalkışırsa, doğru yoldan uzaklaşır.” [3]

Dolayısıyla hedef bilinci ve hedefe ulaşma çabası, akıl ve hikmetle birleştiğinde olumlu sonuçlar doğurur.

 

İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor:

“İnsanlarla öyle yaşayın ki, öldüğünüzde ardınızdan gözyaşı döksünler; eğer hayatta kaldığınızda ise, kavuşma arzusu duysunlar.” [4]

 

Akıllı kimse, içinde bulunduğu şartları ve konumunu doğru biçimde kavrar ve hayatın sunduğu tüm fırsatlardan en uygun şekilde yararlanır. Zira gerçek zafer, tedbir, ihtiyat ve ileri görüşlülük sayesinde elde edilir. [5]

Akıllı ve basiret sahibi kişilerin yaşam biçimleri; az uyumak, dünyaya ilgisiz olmak, yerinde ve doğru konuşmak, sürekli zikre meşgul olmak ve şehvetlerden uzak durmak şeklinde açıklanmıştır. [6]

Ayrıca edebe riayet etmek ve güzel ahlâka bağlı kalmak, düşünen ve tefekkür sahibi insanın yöntemlerinden sayılmıştır. [7]

 

Kanaatkâr Olmak

Açıktır ki, kanaatkâr insan hiçbir zaman başkaları karşısında boyun eğmek, el açıp ihtiyaç dilemek ya da birine dalkavukluk ederek kendi izzet ve onurunu ayaklar altına almak zorunda kalmaz. Ancak kanaat ortadan kalkarsa, insan ya çeşitli günahlara bulaşarak gayrimeşru yollardan kazanç elde etmek ya da başkaları karşısında boyun eğmek durumunda kalır. [8]

 

Günümüzde sıkça görülmektedir ki gençler, sahip olduklarına kanaat etmeyip “yüz yıllık yolu bir gecede” katetmek istemekte, bu da onları yanlış ve gayrimeşru yollara sürüklemekte ve telafisi güç hatalar yapmalarına sebep olmaktadır. [9]

 

Devam Edecek…

 

------------

[1]- Nehcü’l-Belâğa, Hutbe 3.

[2]- Nehcü’l-Belâğa, Hikmet 421.

[3]- Nehcü’l-Belâğa, Hutbe 154.

[4]- Nehcü’l-Belâğa, Hikmet 10.

[5]- Nehcü’l-Belâğa, Hikmet 48.

[6]- Nehcü’l-Belâğa, Hutbe 83.

[7]- Nehcü’l-Belâğa, Mektup 31.  

[8]- Mekârim Şirâzî, Peyâm-i İmam Emirü’l-Müminîn a.s, c. 2, s. 141.

[9]- Nehcü’l-Belâğa, Hikmet 371.

Tarih: 24-09-2025

FACEBOOK YORUM
Yorum